İlk başlarda sevememiştim buraları … Nedenini bilmeden..
Belki ilk defa dogduğum ve büyüdüğüm şehirlerden başka bir şehirde yaşamak zorunda olmamdan kaynaklanıyordu.
Geldiğimin ilk gecesi dönüş planları yapmaya başlamıştım bile yarı uyanık yarı uyur halimle.
Biliyordum zamanla sevecektim bu mevlana sehrini .
Zamanla…
Yürüyordum hergun aynı sarı yollarda yuruyordum .beynımde bi ton soru işaretıyle ..Ne yapacağım? Nasıl yapacağım? diye boğuşa boğuşa…
Biraz soluklanmak istedım ağzımdan ‘Keske bi boğaz havası olsada içime çeksem ‘ cıkıverdı..
ama heyhat burda boğaz ne kelime göl bıle uzaktı…
O an duraksadım..
ben İSTANBUL’u hiç sevmezdimki.
İstanbul..
Büyüdüğüm ve yaşadığım koca şehir
İstanbul tuaflıklar sehri .
Orda gökyüzüne bakınca dedeçam’dakı gibi büyük büyük yıldızlar göremezsiniz belki büyük binaların ışıltısından sönük kaldıklarından belkı de çoktan o şehrı terk ettıklerinden olsa gerek.
İstanbul.. Şimdi orda olsaydım, semtin en kalabalık caddesinde varlığımdan ve varlıklarından habersiz insanlar içinde kaybolcaktım.
Günlerden pazarsa bi sahil kenarında oturup bitmeyecekmiş gibi izlerdim o muhtesem iki kıtayı birbirine bağlayan denizi.
Belki pier loti’de Halice karsı çayımı yudumladıktan sonra Eyüp’e inip ellerimi açıyordum. Yalvararak..
Sultan Ahmet’ten hipodroma kadar yürüyüp Ayasofya’da gezinen turistlere şaşkın şaşkın bakan insanlardan olabilirdim.
Medusanı hatrına güzelim su damlaları arasında kafamı bıraz olsun dinlerdim belkı yerebatan sarnıcında.
Bıraz ileride deniz analarının arasından çıkıp gelen balıkların çırpınışlarıyla sevinen balıkçıların sevinçlerıne ortak olurdum.
Tam o sırada karsıma dikiliverirdi aşkını yapıldıgı ilk günden beri bağıran kız kulesine aşık Galata . Benim gibi oda şikayetçidir bu hızla büyüyen şehirden etrafına dikilen binalar sayesin de artık o kadarda rahat göremez sevdiğini.
Belki Ortaköy’de kumpir eşliğinde köprünün ayaklarını sayıyor olabilirdim.
Yada martılar eşliğinde karşıya gecıp biraz olsun yeşilik görüp tabiri caizse ciğerlerimi bayram ettirebilirim.
Üsküdar’ın arvanut kaldırımlarında yürüyüp kendümü masal kahramanı hissetirirdi sağımdaki Çamlıca solumdaki deniz.
Denizin tam ortasında İstanbul’un efsanevi kızı …gördüğü herkezi kendine aşık ettiren adına binlerce hikaye yazdıran Kız Kulesi. Her gelişte ayrı bir hikayesini duyarsınız bazen senfoni eşliğinde o anlatır siz dinlersiniz bazende siz anlatırsınz o guzelliğe.. Yada sizin ortak bi hikayeniz olur ..
Yada Haydarpaşa’nın merduvenlerunde oturup hüzünlü vedaların ardından ağlıyor olabilirdim ..Hep hayal etmistim merdivenlerinden asağı doğru karsımda deniz ,denizin arkasında o koca şehre ‘SENİ SEVMİYORUM İSTANBUL’ diye bağırmayı….
İstanbul
Görenleri kendune aşık ettiren güzellik . Görmeyenlerin de hayallerini süsleyen şehir..
Adına binlerce siir yazılmıs şehir .. Kimi onu gözleri kapalı dinledi. Kimi ‘Yedi renk, yedi sesten sayısız belirsizler’ diye tanımladı.
Kimi ona aşkını şarkılarıyla anlattı..Kimi onun içindeki sevdiğine yazdı şarkılarını.
Hepside ağlatmayı tercıh etti ….Çünkü hüzün bi şehre en çok bu kadar yakısıyordu..
İstanbul.
Yedi tepe Yedisinde de ayrı hikayeler. Taşı toprağı altın olmayabilir ama her taşının altında ayrı öyküler yatar.
İstanbul renkler içinde bi renk farklı sehirlere mensup insanları içinde barındıran en kapsamlı şehir. Işıl ışıl gülümseyen bi dıyar..
İçindeyken sevmezsiniz benim gibi hatta nefret edersiniz kalabalıgından, gurultusunden, trafiğınden… Çoğu zaman basınızı dinlemek ıcın karış karış yer ararsınız bazen bi yeşillik görünce çocuklar gibi şen olursunuz..
Ama bi uzaklaşmayı verin nasıl burnunuzda tuter. Ozaman anlarsınız siz ne kadar aksini siylesenizde siz ona aitsinz o size ait olmasada…

slm ,, alattigin butun yerlerin yerine ben masatta oturmaya yeglerim….
istanbuluda sevdim ama manargami dunyainin hic bir kosesine degismem hollandadayim ama yuregim koyumde atiyooo butun hemserilerime selamlarr
İstanbul,
Gelin duvaklarına bürünmüş şehir. Birde erguvanları var, İstanbul’un mor gerdanlıkları. Sinesi Anadolu’nun.
Güzel ve akıcı bir İstanbul tarifi Etka kardeşimin narin kaleminden dökülmüş. Nacizane özlem içine soktu bizi. Sağolasın.
İstanbul yar oldu,
ben ise yaren,
Gönlümden sevgisini alamazsın ki!
yorumlarınız için cok tesekur ederım…
İstanbul’u İstanbul yapan belkide içimize yerleşen özlem duygusudur. Kimse sevmez kalabalığını. Ama bir tarihin yazıldığı yerdir İstanbul.
Manarga kıyaslamasına gelince, Bülbülü altın kafase koymuşlar illete vatanım demiş.
istanbulla manargayı karsılastırmadım ben ..zaten guzellıkte gorecelıdır oyuzden bana bısey demek dusmez..
eger istanbulun havasını bırkez solursanız bana hakverceksınız …
Sn. Etka İstanbul ile Manarga karşılaştırmasını yorumcular yapmış. Yoksa yazınızdan öyle bir sonuç çıkmıyor. Yorumcu arkadaşlara cevap niteliğinde idi benim yorumum. Lütfen yanlış anlaşılmasın.
Vesselam…